top of page

TAŞPAZARLI KOMŞULARIMIZ

  • Yazarın fotoğrafı: rizakati
    rizakati
  • 9 Tem 2023
  • 2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 6 Ağu 2023

Altaylık ve Horantası -2

Ümüş nene “Seyidi Battal Gazi” menkıbeleri okuyor.

Ümüşaba (Ümüş Nene - Ümmühan)

BÜYÜKKARDEŞ: Ali Rıza efendinin ilk eşi Ümmühan hanım’a akranları “Ümüş”, bizler “Ümüş aba”, daha küçükler “Ümüş nene” derdi. Osmanlı kadındı; hem de okumuş cinsinden; kocasına Kur’an okumayı da o öğretmişti. Komşularını toplayıp cenk name okurdu. Ben de bazı kış gecelerinde, mangal başında ebem, babam ve Ümüş aba’ya hikâye kitapları okurdum (yeni yazıyı bilmenin ayrıcalığı); annem biraz uzakta iş yapar gözükürken kulağı bizde olurdu. Ümüş aba, ebemize elti derdi, Ebemiz ona Ümüş diye adıyla hitap ederdi. Sanki herkes onları elti zannederdi. Ben de yakın zamana kadar Alirzemmi’yle dedemizi kardeş biliyordum (şeceremizi görene kadar). Babam da zaten ona emmi derdi.

Alirzemminin ikinci eşi Esmaba bazı kış günlerinde kuşluk vakti bizim avluya girer pencereye doğru ünlerdi: “Anşabaaa! Abam (Ümüş abayı kastediyor) size kahve içmeye gelecek: müsait misiniz?” “Tabi tabi buyursun!” Evde bir telaş başlar: pencere önündeki sedirin başköşesindeki minder kabartılır. Kış günüyse kahve cezvesi mangala sürülürdü.

KÜÇÜK KARDEŞ: Bir anı da benden: Ben annemin yedeği; çıkıyoruz sokak kapısından, sola dönüp giriyoruz bir sonraki sokak kapısından. Yaz ve öğle sonu; Altaylığın avlusu. Ev avluyu gölgeye almış; kalan kısmı asma çardağı sarmış; tepede buğulu beyaz üzüm salkımları. Ümüş nene sırtını evin duvarına dayamış. Komsu kadınlar tek tek gelip önünde yer tutuyorlar. Vakit gelmiştir: Ümüş nene bir el hareketiyle talimat veriyor: Gözlüğü ve kitabı, kenarda el pençe bekleyen ya Esmenne ya da Alidede tarafından getiriliyor. Ümüş nene “Seyidi Battal Gazi” menkıbeleri okuyor. Kadınlar bazen coşku, bazen gözyaşı içerisinde dinliyorlar.

ORTANCA KARDEŞ: Ben Ümüşaba'nın sohbetlerini hatırlamıyorum. Ama aynı şeyleri duymuşluğum var. Anlatımınız için ALLAH razı olsun. İsminin Ümmühan olduğunu mezar taşında okumuştum.

KÜÇÜK KARDEŞ: Abi, sen her zaman ilerdesin. Ümüş neneye mezarı başında dua etmek bizlere nasip olmamıştır. Ümüş nene ve Ummanı aba aslen adaştır. İkisi de Ümmühan’ın yuvarlanmış halidir. Dilde “asgari zahmet yasası” vardır. insanoğlu işin kolayına kaçar. Nerden mi biliyorum? Eh biraz lisaniyat okumuşluğumuz vardır; öğünmek gibi olmasın...

ORTANCA KARDEŞ: Her şey kısmet meselesi. Ablamla Mustafa eniştenin mezarını ziyaret ettiğimizde onun yakınında yeni nesil mezarlardan farklı fesli bir mezar dikkatimizi çeker. Okuruz ki yazısını: “Kadıoğullarından Altıaylık Alirıza yazmaktadır. Etrafında da Ümüşaba, Esmeaba ve birçok tanıdığın mezarı. İşte böyle tesadüf.

BÜYÜK KARDEŞ: Ben Ümüş Aba tarafından icra edilen kıraat seansını öğle sonları Altaylığın çifte kanatlı oymalı cümle kapısının karşısındaki duvar dibinde, Fadimaba'nın emektar dut ağacının sokağa uzanan dallarının gölgesi altında hatırlıyorum. Benim de dinlemişliğim vardır. Hatta bir keresinde Battal Gazinin cenge hazırlanışını anlatan bölümü okurken "cümle yarağını kuşandı" deyince çok dikkatimi çelmişti. Sonradan o sözcüğün silah anlamını da öğrenenince şaşkınlığım geçmişti.

Yine bir ikindiüstü, kadınlar o cümle kapısının önünde yarenlik ederken ben dut ağacının tepesinde dut yiyordum. Yola doğru uzanan bir dalın ucuna doğru ilerleyince dal çatırtıyla kırıldı. Kadınlar gördükleri manzara karşısında çığlık çığlığa bağrışırken. Ben yerinden kopmayıp yere doğru sarkan dal parçasına tutunarak yola indim.


 
 
 

Yorumlar


© 2021 İstanbul - Türkiye

bottom of page